Akıllı Ulaşım Sistemleri (AUS)

MİSYON
Ülkemizde tüm ulaşım modlarına entegre, güncel teknolojileri kullanan, yerli ve milli kaynaklardan yararlanan, verimli, güvenli, etkin, yenilikçi, dinamik, çevreci, katma değer sağlayan ve sürdürülebilir akıllı bir ulaşım ağı oluşturmak.

VİZYON
İleri bilişim teknolojileri ile Türkiye’de insan ve çevre odaklı ulaşım sistemi.
AKILLI ULAŞIM SİSTEMLERİ (AUS)

Akıllı Ulaşım Sistemleri (AUS); seyahat sürelerinin azaltılması, trafik güvenliğinin artırılması, mevcut yol kapasitelerinin verimli kullanılması, hareketliliğin artırılması, enerjinin verimli kullanılması ve çevreye verilen zararın azaltılması gibi amaçlar doğrultusunda geliştirilen kullanıcı, araç, altyapı ve merkez arasında çok yönlü veri alışverişi ile izleme, ölçme, analiz ve kontrol mekanizmalarını içeren bilgi iletişim temelli sistemlerdir (Şekil 1). Bu sistemler kullanılarak pek çok uygulama geliştirilmiştir. Akıllı Ulaşım Sistemlerinin günümüzde yaygın kullanım alanları ve uygulamaları Tablo 1’de belirtilmektedir.

Şekil 1: Akıllı Ulaşım Sistemlerinin Tanımı

Tablo 1: AUS Uygulamaları

Tarihsel Gelişim

İlk AUS çalışmaları 1960’ların sonu 1970’lerin başında Japonya’da CACS (Comprehensive Automobile Traffic Control Systems-Kapsamlı Otomobil Trafik Kontrol Sistemleri), ABD’de ve Almanya’da ERGS (Electronic Route Guidance System - Elektronik Rota Kılavuzluk Sistemi) ile başlamıştır. 1980'lerin ortasından itibaren haberleşme teknolojilerinde yaşanan gelişmeler AUS uygulamalarına ivme kazandırmıştır. Devlet ve sanayi ortaklığı ile büyük projeler başlatılmış, bu projelerle 90’lı yıllarda elektronik ücret toplama sistemleri, akıllı kavşak kontrol sistemleri, yolcu ve sürücü bilgilendirme sistemleri ve trafik kontrol merkezleri gibi uygulamalarla genişleyen AUS, ayrı bir disiplin olarak kabul görmeye başlamıştır. 
Uluslararası ölçekte ilk AUS kongresi 1994 yılında Paris’te düzenlenmiş ve bu tarihten itibaren her yıl düzenli olarak farklı bir ülkede gerçekleşmeye devam etmiştir. Bu etkinlikler ve bununla birlikte AUS alanında yapılan akademik çalışmalar sonucu kazanılan bilgi birikimi ile ortaya çıkan teknolojik gelişmeler ve ihtiyaçlar doğrultusunda ülkeler kendi AUS organizasyonlarını kurmuşlardır. Ulusal ölçekte kurulan organizasyonların yanı sıra ERTICO, ITS Amerika, ITS Asya Pasifik gibi bölgesel yapılanmalar da bulunmaktadır.

AUS’un 1960’lardan başlayıp günümüze kadar uzanan tarihsel gelişimi Şekil 2’de özetlenmektedir.

Şekil 2: Akıllı Ulaşım Sistemlerinin Tarihsel Gelişimi

Gelişmiş ülkeler arasında dünya AUS pazarında pay sahibi olmak amacıyla özellikle 2015 yılından sonra ciddi bir rekabet başlamıştır. AUS kapsamında proje çalışmalarının çeşitlenmesi, altyapı ve teknoloji yatırımlarının artması, teşvik mekanizmalarının güçlenmesi ve ülke stratejilerine AUS’un doğrudan yansıması bu rekabetin en önemli göstergelerindendir. 
Bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan hızlı değişime paralel olarak AUS teknolojileri ve uygulamaları çeşitlenerek yaygınlaşmaktadır.  AUS ulaştırma sektöründen otomotive, sağlıktan çevreye, haberleşmeden bilgi teknolojilerine kadar pek çok sektörü ilgilendiren ve bunlara katkı sağlayan yapısıyla disiplinler arası bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. AUS uygulamalarından etkilenen bazı sektörler Şekil 3’te verilmektedir.  

Şekil 3: AUS Uygulamalarından Etkilenen Sektörler

AUS uygulamaları, Şekil 3’te belirtilen alanlara ilave olarak kamu,  hukuk, psikoloji, finans ve diğer birçok alan ile de etkileşim halindedir.

AUS’a Duyulan İhtiyaç ve AUS’un Faydaları

Dünya genelinde nüfusun dağılımına bakıldığında, 2012-2019  yılları arasında gelişmiş ülkelerin yanı sıra gelişmekte olan ülkelerde de kentleşme artmaktadır. Nüfus artışı ile ortaya çıkan kentsel büyümeye bağlı olarak çevresel, ekonomik, sosyal ve ulaşım alanlarında günlük yaşamı etkileyen bazı değişimler meydana gelmektedir. 
Kentlerdeki iş olanaklarının kırsal bölgelere oranla daha fazla olması, nüfus artışının en temel sebeplerinden birisi olmaktadır. Bu durum trafik sorunlarını da beraberinde getirmektedir. Kentlerde yaşam alanları ile iş yerleri arasındaki mesafelerin uzun olması ve ulaşım için toplu taşımanın yanı sıra özel araç kullanımının artması trafikte yaşanan sıkışıklıkları da artırmaktadır. Kentleşme ile birlikte araç ve yaya trafiği yoğunlaşmaktadır.
Trafik yoğunluğunun artması ve buna bağlı olarak yakıt tüketiminin ve karbondioksit salım miktarının artışı, bilgi ve iletişim teknolojilerinin ulaşım alanında kullanımını zorunlu hale getirmektedir. Bu durum ise kullanılacak en iyi yöntemlerden biri olarak karşımıza AUS’u çıkarmaktadır.
Akıllı ulaşım sistemleri sayesinde insan kaynaklı hatalar minimize edilmektedir. Bununla birlikte trafik kaynaklı zaman kaybı, ölümlü ve yaralanmalı kazalar, maddi kayıplar, hava kirliliği ve benzeri pek çok negatif durumun önüne geçilebilmektedir.
Yukarıda bahsedilen tüm bu gerekçeler akıllı ulaşım sistemlerinin önemini bir defa daha ortaya koymuştur.  AUS’ un yaygınlaşması sayesinde söz konusu gereksinimlere çözümler üretilebilecektir. Bu çözümler aşağıdaki faydaları da beraberinde getirecektir:

Hareketliliğin artması,
Trafik sıkışıklığındaki azalma ve toplu ulaşıma olan katkılar,
Trafik kazaları ile buna bağlı ölümlerin, yaralı sayılarının ve maddi kayıpların azalması,
Ulaşımda geçen zamanın azalmasıyla yakıt tasarrufunun sağlanması,
Karbon salımı ve çevre kirliliğinin azalması,
Araçların yıpranma süresinin gecikmesiyle bakım maliyetlerinde tasarruf sağlanması,
Acil yönetim sistemlerinin verimliliğinin ve etkinliğinin artması,
Araç-araç, araç-altyapı, araç-merkez haberleşme sistemleri ile seyahat süresini azaltıp ulaşım kolaylığı sunması,
Trafik güvenliğine ve toplu ulaşıma katkı sağlayan web-mobil uygulamalarının ortaya çıkmasının sağlanması,
Kameralar, algılayıcılar ve benzeri uygulamalar yardımıyla araç, çevre ve altyapıdan elde edilen büyük verinin analizi ile ulaşım kolaylığının sağlanması,
Elektrikli ve hibrit araçların artışına bağlı olarak akıllı enerji sistemlerine geçişle enerji tasarrufunun sağlanması,
Kameralardan ve benzeri uygulamalardan elde edilen verilerle kamu güvenliğinin sağlanması, 
Gerçek zamanlı verilere dayanan mobil uygulamalar ve hizmetler sayesinde elde edilecek doğru ve anlık bilgiler ile yolcu ve yük hareketliliğinin optimize edilmesi.

Sayılan bu etkilerinin tüm sektörlere olan katkıları nedeniyle AUS dünyada ve ülkemizde son yılların en gözde odak alanlarından biri haline gelmiştir. 

AUS UYGULAMALARINDA KULLANILAN TEKNOLOJİLER
Akıllı ulaşım sistemleri kullanılarak telekomünikasyon, elektronik ve bilgisayar teknolojileri ulaşım sektörüyle entegre edilmektedir. Konum belirleme, haberleşme, haritalama gibi sistemlerin entegre bir şekilde çalışması, akıllı ulaşım sistemlerinde kullanılan uygulamalara gerekli teknolojik altyapıyı sağlamaktadır. Akıllı ulaşım sistemlerinde kullanılan belli başlı teknolojilerin bazıları aşağıda belirtilmiştir.

Haberleşme Teknolojileri

Küresel Seyrüsefer Uydu Sistemi (GNSS)

GNSS (Global Navigation Satellite System), AUS alanında seyahat planlamada konum bilgisine ulaşma, rota belirleme uygulamaları, araç takip sistemleri ve benzeri uygulamalarda kullanılmaktadır.

Radyo Frekansıyla Tanımlama (RFID)

RFID sistemleri, özellikle ücret toplama sistemlerinde kullanılmaktadır. Kendine özgü standartları olan bu yapılar gerek aktif gerekse pasif sistemler olarak AUS alanında kullanım imkanı sunmaktadır. Ülkemizde ücret toplamak için kullanılan HGS etiketleri RFID teknolojisi için verilebilecek en iyi örneklerden biridir.  

Tahsis Edilmiş Kısa Mesafeli Haberleşme (DSRC)

DSRC (Dedicated Short Range Communications), araçtan her şeye (V2X) haberleşmesi için özel olarak tasarlanmış 5.9 GHz frekans bandını kullanan bir kablosuz haberleşme teknolojisidir. AUS alanında RFID sistemlerinde olduğu gibi ücret toplama uygulamalarında kullanılan bir teknolojidir. Ülkemizde 1999 yılından itibaren kullanılmaya başlanmış olan OGS, DSRC ile ücret toplamaya ilişkin verilebilecek en iyi örneklerden biridir. İleriye dönük AUS çalışmalarında ise araç-araç (V2V) ve araç -altyapı (V2I) haberleşmesinde önemli bir rol oynayacaktır.

Şekil 4: Tahsis Edilmiş Kısa Mesafeli Haberleşme (DSRC)

Yakın Alan Haberleşmesi (NFC)

NFC (Near Field Communication) teknolojisi, ilk olarak 8 Aralık 2003 tarihinde ISO/IEC tarafından standart olarak kabul edilmiş yeni nesil yakın mesafe kablosuz haberleşme teknolojisidir. NFC teknolojisinin AUS’ta kullanım alanları; bilgi paylaşımı, veri alış-verişi, toplu taşıma, ödeme ve benzeri şekilde sıralanabilir. Son yıllarda temassız kart ile ödeme yapma, toplu taşımada cep telefonu ve akıllı saat ile bilet ücretini ödeme işlemleri NFC teknolojisi için verilebilecek iyi örneklerden bazılarıdır.

Hücresel Haberleşme Ağları

3G, 4G, 4.5G ve yakın gelecekte devreye girecek 5G mobil haberleşme teknolojileri güvenlik, navigasyon, araç içi bilgilendirme sistemleri ve eğlence hizmetleri gibi birçok AUS uygulamasında kullanılabilmektedir. Ülkemizde özellikle mobil uygulamaların geliştirilmesinde mobil haberleşme teknolojilerinin sağlamış olduğu imkanlardan faydalanılmaktadır.

Radyo Veri Sistemi (RDS) ve Sayısal Radyo Yayını (DAB)

FM radyo tabanlı Radyo Veri Sistemi (RDS) ve Sayısal Radyo Yayını (DAB) geniş alanlara trafik, seyahat ve acil durum anonslarının yapılması için kullanılmaktadır.  Günümüzde radyo dinleme esnasında o an dinlenmekte olan şarkı, şarkıcı, şarkı süresi gibi bilgilerin radyo ekranı üzerinden görüntülenebilmesi RDS ile sağlanmaktadır. Bunun yanında yolda meydana gelen olaylara dair sürücülere yapılacak bilgilendirmeler yine RDS üzerinden sağlanabilmektedir. 

Düşük Güç Geniş Alan Ağı (LPWAN) Teknolojileri

LPWAN, çok geniş alanlara dağıtılmış, düşük güçlü M2M ve IoT cihazları için kablosuz haberleşme imkanı sunmaktadır.  LPWAN teknolojilerinden bazıları NarrowBand-IoT, LoRa ve Sigfox’tur.
Dar Bant-Nesnelerin İnterneti (NarrowBand-IoT) Teknolojileri: NB-IoT lisanslı frekanslarda çalışmakta olup mevcut LTE ağını, yani GSM şebekesini kullanmaktadır. Bu teknolojide sensörler, kameralar vb. tüm uç cihazlar farklı haberleşme teknolojileri ile (İnternet, DSL, M2M, data hattı vs.) verilerini merkezi bir yerde toplayabilmektedir. AUS alanında kameralar ve sensörlerden elde edilen veriler kablolamanın mümkün olmadığı alanlarda bu teknoloji sayesinde trafik kontrol merkezlerine iletilebilmektedir. Bu teknoloji akıllı otopark, ücret toplama sistemleri, araç içi bilgilendirme sistemleri ve benzeri AUS uygulamalarında kullanılmaktadır. 
LoRa (Long Range):  Ticarileştirilmiş, patentli bir dijital kablosuz veri haberleşme teknolojisidir. LoRa,  geniş alanlara dağıtılmış olarak bulunan IoT cihazları için pahalı olmayan, uzun-mesafeli bağlantıyı mümkün kılmaktadır. Bu teknoloji genel olarak madencilik, doğal kaynak yönetimi, yenilenebilir enerji, lojistik ve tedarik zinciri yönetimi için kullanılmaktadır. 
Sigfox: Bu teknoloji sayesinde en fazla 100 bps veri hızı ile şehir alanlarında 10 km’ye kadar ve kırsal alanlarda 50 km’ye kadar veri iletimi yapılabilmektedir. AUS alanında akıllı otopark, anlık yol çalışması bilgilendirmesi ve bisiklet paylaşımı  gibi uygulamalarda bu teknolojiden faydalanılmaktadır.  

Şekil 5: LoRaWAN Teknolojisi

Algılama Teknolojileri

Algılama teknolojileri, AUS’un ihtiyaç duyduğu yol, çevre, hava ve araç bilgilerinin ölçülmesine imkan sağlamaktadır. Algılama teknolojileri sensörlere dayalı bir sistemdir. AUS alanında araç sayımı, trafik yoğunluğu, yol, hava ve emisyon durumu hakkında veri sağlamak amacıyla kullanılır. Özellikle seyahat planlama yazılımları yüklü oldukları mobil cihazlardan elde ettikleri verilerin yanı sıra yol kenarında konumlandırılmış olan sensörlerden gelen verilerin işlenip kullanılması sayesinde sürücülere gidecekleri rota üzerinde alternatif güzergah önerilerinde bulunabilmektedirler. Bunlar endüktif, ultra sonik, lidar, video kamera, radar ve benzeri sensör teknolojileridir.

Kooperatif Akıllı Ulaşım Sistemleri (K-AUS) 

K-AUS, karayolu taşımacılığının verimliliğini, güvenliğini ve çevresel performansını artırmayı amaçlayan, araçların birbirleriyle ve çevresindeki yol altyapısıyla doğrudan etkileşime girmesini sağlayan yenilikçi teknolojilerden biridir. K-AUS, araç-araç (V2V), araç-altyapı (V2I) ve / veya altyapı-altyapı (I2I) iletişimi ve araçlar ile yayalar veya bisikletliler (araç-herşey, V2X) arasındaki iletişimi içerir. K-AUS ile araç içinde ve yol kenarında yerleştirilmiş olan haberleşme cihazları ile araç-araç ve araç-altyapı iletişimi sağlanarak yolda meydana gelen tüm olaylar hakkında sürücüler bilgilendirilerek güvenli ve konforlu bir seyahat sağlanacaktır. Bunun yanında gelişen haberleşme teknolojileri sayesinde özellikle geçiş önceliği bulunan ambulans, polis ve benzeri araçlar hakkında sürücülere gerekli bilgilendirme yapılarak karayolu üzerinde meydana gelen olaylara müdahalenin daha hızlı olması sağlanacaktır. Ülkemizde henüz test çalışmaları yürütülen K-AUS özellikle Avrupa Birliği ülkelerinde test koridorlarının oluşturulması ve sürücüsüz/bağlantılı araç uygulamalarının geliştirilmesiyle gündemde olan bir çalışmadır. Klasik AUS uygulamalarının topluma yansıyan bölümünü saha ekipmanları oluşturmaktadır.

Şekil 6: Kooperatif Akıllı Ulaşım Sistemleri

AUS UYGULAMALARI
Günümüzde AUS ile ilgili olarak pek çok uygulama bulunmaktadır. Bunlardan en çok dikkat çeken ve yaygınlaşması muhtemel uygulamalara bu bölümde kısaca değinilmektedir. 

Bir Servis Olarak Hareketlilik (MaaS)

MaaS (Mobility as a Service), talep doğrultusunda farklı türlerdeki ulaşım servislerinin entegre edilmesi ile ulaşılabilir tek bir hareketlilik servisi oluşturulmasıdır. MaaS ilk olarak, Finlandiya'da uygulanmış ve ulusal ulaştırma politikasında önemli rol oynamıştır. Müşterinin isteğini karşılamak için MaaS operatörü toplu ulaşım, araç, bisiklet paylaşımı, araç kiralama ve benzeri ulaşım opsiyonlarını ya da bunların bir kombinasyonunu sunmaktadır. MaaS, kullanıcıların birden çok bilet ve ödeme işlemi yapması yerine bir uygulama üzerinden tek bir ödeme kanalı kullanarak uçtan uca seyahat erişimini sağlamaktadır. MaaS’ın temel amacı; kullanıcılara, kendi aracını kullanmak yerine çok daha ucuz, sürdürülebilir ve verimli ulaşım imkanları sunmaktır. 

                                                                                   Şekil 7: Bir Servis Olarak Hareketlilik (MaaS)
Araç Paylaşımı (Car Sharing)

Araçların kısa süreler için (genellikle saatlik) kiralandığı ve kentsel alanlarda kısa mesafeli yolculuklar için kullanıldığı bir araç kiralama modelini ifade etmektedir. Araç paylaşımı ile yol ve park alanlarının verimli kullanılması sağlanmaktadır. Araç paylaşımının temel ilkesi kullanıcılara, araç sahipliğinden kaynaklanan maliyetler ve sorumluluklar olmadan fayda sağlamaktır. Araç paylaşımı, toplu taşımadan daha esnek olduğu için kalabalık şehirlerde alternatif bir ulaşım yöntemi olarak görülmektedir. 

Şekil 8: Araç Paylaşımı


Yolculuk Paylaşımı (Ride Sharing)

Aracında boş koltukları bulunan sürücüleri aynı yöne giden farkı yolcular ile buluşturarak birlikte yolculuk yapmalarını ve yol masraflarından tasarruf etmelerini sağlayan anlık ya da planlı bir ulaşım yöntemidir. Bu yöntem ile kişisel araçların paylaşılması sayesinde yolculara kişisel rahatlık ve çevresel fayda sağlanırken yollarda trafik sıkışıklığı azaltmış olmaktadır. 

Araç Havuzu (Car Pooling)

Bir veya daha fazla özel aracın diğer kullanıcılarla organize bir şekilde paylaşılmasıdır. Kişinin sahibi olduğu özel aracını sürekli ve düzenli bir şekilde (örneğin; iş yerindeki arkadaşlarıyla) ücreti karşılığı paylaşmasıdır.

Park Et Devam Et (Park And Ride)

Bilgi sisteminden yararlanarak yolcuların özel araçlarını toplu taşıma sisteminin yakınında yer alan bir otoparka park etmelerini ve yolculuklarına toplu taşıma ile devam etmelerini teşvik eden yolculuk şeklidir.

İndir Devam Et (Kiss And Ride)

Özel araç yolcusunun seyahatin bir bölümüne toplu taşıma ile devam etmesidir. Örneğin; kişinin tanıdığının aracıyla toplu taşıma durağına kadar gelip inmesi ve seyahatine toplu taşıma ile devam etmesidir.

Alan Trafik Kontrolü (Area Traffic Control)

Tüm yol ağının performansının iyileştirilmesi için yol ağı üzerindeki kavşaklar ve bağlantılarda, sinyal kontrolü ve alternatif güzergah önerisi gibi koordine trafik önlemlerinin alınmasıdır. Yolculuk sürelerinin, kazaların, yakıt tüketiminin ve trafik sıkışıklığının azaltılmasında faydaları vardır. Ancak alan trafik kontrol sistemleri oldukça karmaşık ve pahalıdır. Hong Kong, Finlandiya, İngiltere’nin bazı bölgelerinde bu sistemlerden yararlanılmaktadır.

Sıkışıklık Ücretlendirme (Congestion Charging)

Tanımlanmış bir alanda sürüş için yol kullanımının ücretlendirilmesidir. Günümüzde özellikle trafiğin yoğun olduğu Londra, Amsterdam gibi kentlerde uygulama örnekleri mevcuttur. 

Gelişmiş Taksi Uygulamaları

Akıllı telefonların yaygınlaşması ile birlikte insanların ulaşım ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla birçok mobil uygulama geliştirilmiştir. Bu uygulamalar kullanıcılara ulaşım aracını tespit etme, bulma, çağırma, ücretini ve güzergahını belirleme hizmetlerini vermektedir. Ayrıca yeni çıkan bazı uygulamalar aynı güzergah üzerinde seyahat edecek yolcular için taksi paylaşımına da müsaade etmektedir. Bu kapsamda hizmet kalitesini artıran, zaman, para ve enerji tasarrufu sağlayan pek çok yerli ve yabancı kaynaklı uygulamalar bulunmaktadır.

YIKICI VE YENİLİKÇİ TEKNOLOJİLERİN AUS UYGULAMALARINA ETKİSİ
Yıkıcı ve yenilikçi teknolojiler (disruptive technologies); sektörü doğrudan etkileyen, geleneksel teknolojileri yerinden eden, tamamen yeni sektörler ve hizmetler ortaya çıkaran teknolojileri kapsayan genel bir kavramdır. Gelecekte yıkıcı ve yenilikçi teknolojilerin etkisiyle ulaşım sektörünün dolayısıyla insanların ulaşım anlayışının ve tarzının köklü bir dönüşüme uğraması beklenmektedir. Yapay zeka, makine öğrenmesi ve otonom araçların etkisiyle ulaşıma ait tüm bileşenlerin tamamen kullanıcı bağımsız hale gelmesi kaçınılmaz olarak görülmektedir. Büyük veri, bulut bilişim ve MaaS hizmetleri ile ulaşım modlarının entegrasyonunun hızlanacağı ve birbirine entegre sistemlerin çok daha verimli, hızlı ve kolay hizmet sunacağı düşünülmektedir. V2X, 5G haberleşme sistemlerinin ve nesnelerin interneti teknolojilerinin yaygınlaşması ile mevcut altyapıda gördüğümüz kavşak kontrol cihazları, değişken mesaj işaretleri ve benzeri sistemlere olan ihtiyaç ortadan kalkacaktır. Bu altyapıların sağladığı hizmetlerin araç üzerinde bulunan bilgi sistemleri ve sarmal arayüzler ile doğrudan sürücüye ve otonom araçlara iletilmesi öngörülmektedir. Bu teknolojilerin ulaşım sektörüne ve akıllı ulaşım sistemlerine muhtemel etkileri aşağıda yer almaktadır.

Otonom Araç Teknolojileri 

Otonom araçlar radar, lidar, GPS, odometri, yapay zeka, sensörler, kameralar ve benzeri teknolojiler kullanarak çevresindeki nesneleri algılayabilmektedirler. Bu sayede bir sürücüye ihtiyaç duymadan gerçek zamanlı verileri kullanarak hareket edebilmektedirler.

Sarmal Arayüzler 

Sarmal arayüzler (Immersive Interfaces), sanal gerçeklik (virtual reality) ortamları ile etkileşebilmek için kullanılan teknolojilerdir. Bu teknolojiler ile dikkati dağılmadan sürücüye bilgi gösterilmesine imkan sağlayan yeni araç içi arayüzler oluşturulabilmektedir.  Ek olarak, sürücü davranışlarının modellenebilmesi için yeni nesil sanal gerçeklik benzetimlerinin ortaya çıkmasına öncülük edebilmektedir.

Nesnelerin İnterneti (IoT)

Çeşitli haberleşme protokolleri sayesinde birbirleri ile haberleşen ve birbirine bağlanarak, bilgi paylaşımı ile akıllı bir ağ oluşturmuş cihazlar sistemidir. Diğer bir ifadeyle sensörlerin ve veri iletim teknolojilerinin yollar, altyapılar, mobil cihazlar ve benzeri fiziksel objelerin içine gömülmesiyle objelerin veri ağları veya internet üzerinden takip, koordine veya kontrol edilmesinin mümkün olmasıdır. IoT (Internet of Things) sayesinde trafik yönetim sistemleri, şehir yollarında trafik hızını ve hacmini ölçerek gerçek zamanlı trafik durumu verisi sağlayabilmektedir. Buna ek olarak IoT tabanlı teknolojiler mobil internet  tabanlı seyahat uygulamalarında veya otonom araçlarda kullanılmak üzere ciddi miktarda ulaşım verisi sunabilecektir.

5.Nesil (5G) Mobil Ağlar 

5. Nesil (5G) mobil ağlar geleceğin mobil haberleşme altyapısını oluşturacaktır. Mevcut 4,5G sistemlerine göre çok daha yüksek kapasiteye ve daha az gecikme sürelerine sahip olacaktır. Bu ağların sağlayacağı kablosuz genişbant altyapısı, sadece akıllı ulaşım hizmetleri için değil birçok IoT uygulaması için de bağlanabilirlik imkanı sunacaktır.

Bulut Bilişim (Cloud Computing)

Bilgisayarlar ve diğer cihazlar için, istendiği zaman kullanılabilen ve kullanıcılar arasında paylaşılan bilgisayar kaynakları sağlayan, internet tabanlı bilişim hizmetlerinin genel adıdır. Bulut bilişimin, otomotiv sektörünü, ulaşım modları ve hizmetlerini yeniden şekillendireceği öngörülmektedir. Bulut bilişim ve nesnelerin interneti teknolojilerinde yaşanan gelişmeler, trafik tıkanıklığı ve araç güvenliği gibi ulaşım problemlerinin çözümüne katkı sağlayacaktır. Son yıllarda araştırmacılar tarafından akıllı ulaşım sistemlerine yönelik olarak, araç-araç haberleşmesini ve yol güvenliğini iyileştirmek amacıyla AUS-Bulut (ITS-Cloud) gibi bulut bilişim modelleri önerilmektedir.

Büyük Veri (Big Data)

Yeni teknoloji ve algoritmalar kullanılarak, geleneksel verilere göre farklı şekilde toplanması ve analiz edilmesi gereken çok büyük veri kümeleridir. Başka bir ifadeyle, algılayıcılardan ve bilimsel araçlardan büyük hacimde, yüksek çeşitlilikte ve hızla gelen verilerin toplanması, saklanması, temizlenmesi, görselleştirilmesi, analiz edilmesi ve anlamlandırılmasıdır. Bu büyüklük günümüzde onlarca terabayttan petabaytlara uzanmaktadır. Büyük veri platformunun çeşitlilik (variety), hız (velocity), hacim (volume), doğrulama (verification) ve değer (value) olmak üzere beş bileşeni vardır. Büyük veri, yüksek hacmin yanında, yüksek veri üretim hızı ve yüksek veri değişkenliğine sahip bilgiden oluşmakta olup verilerden anlam çıkarma ve süreç optimizasyonu yapabilmeyi sağlamaktadır. 
Akıllı ulaşım çerçevesinde, sensörler, kameralar, yazılımlar, trafik yönetim merkezleri, araçlar ve benzeri kaynaklardan edinilen verilerin işlenerek anlamlı hale getirilmesi, karar mekanizmalarının oluşmasında çok büyük role sahiptir. AUS’un hayata geçmesiyle birlikte, bilgi ve iletişim teknolojilerinin yardımıyla, altyapılardan, araçlardan, sürücü davranışlarından büyük çaplı trafik ve ulaşım verisi toplanmaktadır. Büyük veri kullanılarak yapılan hızlı ve dinamik modelleme ile AUS için daha iyi benzetim ve modelleme kabiliyetleri sunulabilecektir. Bu sayede trafik yönetimi kolaylaşırken trafik tıkanıklığı, trafik kazaları ve benzeri olumsuz durumların önceden tahmin edilmesiyle önlenebileceği öngörülmektedir.

Açık Veri (Open Data)

Herhangi bir telif hakkı, patent ya da diğer kontrol mekanizmalarına tabi olmaksızın herkes tarafından ücretsiz ve özgürce kullanılabilen ve dağıtılabilen veridir.
Veriye erişim boyutlarından birisi olan ve dünyada birçok kullanım örneği bulunan “Açık Veri” ile kamu, özel sektör ve vatandaş tarafından oluşturulan ekosistem içerisinde, farklı sektörlere hizmet verilerek, tüzel ve gerçek kişilerin hayatlarına dokunulmakta ve açık verinin yarattığı erişim kolaylığı sayesinde veri ekseninde yeni fırsatlar doğmaktadır. Bu fırsatlardan en dikkat çekici ve pratik etkiye sahip olanı ise devletler tarafından toplanan verilerin, açık veri standartlarını karşılar bir şekilde vatandaşlara ve girişimcilere sunulduğu açık veri platformlarıdır.
Açık veriler, bir şehrin işletilmesi ve sakinlerinin yaşamında önemli değişiklikler yaratma potansiyeline sahiptir. Açık verinin, ücretsiz ve sürekli erişilebilir olması, yeniden kullanılabilir olması, inovasyon odaklı olması gibi prensipleri başta olmak üzere pek çok prensibi gereği üst düzey kalitede veriye erişimi kolaylaştırması sebebiyle vatandaşlar, kamu sektörü ve özel sektör açısından getirileri vardır.
Açık veri politikalarının verimliliğin ve şeffaflığın artırılması anlamında da faydalar sağladığı bilinmektedir. Tüm kamu kurumlarının uygulayacağı açık veri uygulamaları, çokt daha şeffaf politikaların üretilmesine katkı sağlayacak olup, vatandaşa ülke genelindeki uygulamalara geri bildirim verme imkânı sağlamaktadır. 
Açık veriler, sivil sorunları çözmek, şeffaflığı artırmak ve yerel yönetim ile vatandaşlar arasındaki uçurumu kapatmak için değerli bir kaynaktır.

Blokzincir Teknolojileri (Blockchain)

Blokzincir, şifrelenmiş işlem takibi sağlayan dağıtık bir veri kayıt sistemidir. Blokzincirin veri tabanından ziyade veri kayıt sistemi olarak adlandırılmasının sebebi kaydedilen verinin bir daha değiştirilememesi veya silinememesidir. Bu özellik, verilerin biriktirildikleri blokları aynı bir zincir gibi birbirine şifreleme algoritmaları ile bağlayarak saklanmasından ve bu zincirin birçok kişiyle dağıtık olarak paylaşılmasından kaynaklanmaktadır. Bu teknoloji kapsamında, her kullanıcı bir aracı olmadan ağa bağlanabilir, yeni işlemler gönderebilir, işlemleri doğrulayabilir ve yeni bloklar oluşturabilir. Kullanıcıya bir merkeze bağlı olmaksızın işlem yapabilme imkânı sağlar. Böylece işlemler güvenli bir şekilde gerçekleştirilir. 
Blokzincir teknolojisinin ulaşım sektöründe potansiyel kullanım alanlarına MaaS, veri paylaşımı,  yük ve lojistik hizmetleri örnek olarak verilebilir. Blokzincir teknolojisi MaaS platformları oluşturulmasına olanak sağlayacak, ulaşımda veri paylaşımını kolaylaştıracak, bağlantılı araçlar üzerinde çalışacak yazılımların ve yazılım güncellemelerinin daha güvenli olmasını sağlayacak olup otonom ve bağlantılı araçların geleceğinde çok büyük rol oynayacaktır.

Yapay Zeka (Artificial Intelligence), Makine Öğrenmesi (Machine Learning) ve Derin Öğrenme  (Deep Learning)  

Gelişmiş ülkeler tarafından daha güvenli, verimli ve sürdürülebilir ulaşım hizmetleri sunabilmek için ulaşım sisteminin davranışının tahmin edilmesinde, ulaşım problemlerinin çözülmesinde, ulaşım planlama sürecinde, en uygun karar verme ve yönetim uygulamalarında kullanılması için yapay zekadan yararlanılması için çalışmalar yürütülmektedir. 
Otonom araçlar, bağlantılı araçlar ve akıllı yol sistemleri konusunda yapılan çalışmalar sonucunda ulaşım sektöründe bir dönüşüm yaşanmaktadır. Makine öğrenmesi, derin öğrenme teknolojileri ve büyük veri ile gerçek zamanlı algılama, trafik tahmini, akıllı karar verme gibi uygulamalar ile sürücüsüz araç sektöründe hızlı ilerlemeler sağlanmaktadır. Tüm bu teknolojiler ile trafik senaryolarının önceden analiz edilmesi sayesinde kaza durumları erken tespit edilerek kazalardan kaçınılabileceği öngörülmektedir.
Gelişmiş bilgi teknolojileri altyapısı ve çözümleri, yapay zeka ve büyük veri ile derin öğrenme teknikleri akıllı ulaşım çözümleri için büyük önem taşımaktadır. 

Drone

Kısaca insansız hava aracı olarak bilinen drone temel olarak sensörler, GPS modülü, kameralar ve benzeri bileşenlerden oluşan yazılım kontrollü uzaktan kontrol edilebilen araçlardır. Yıllardır askeri amaçlı olarak kullanılmakta olan drone son zamanlarda trafik izleme, hava durumu izleme, arama kurtarma, güvenlik, gözetim uygulamaları, hassas tarım, yangınla mücadele, ürün teslimatı ve servis hizmetleri gibi alanlarda da kullanılmaktadır.